KASIM 2018

KASIM 2018


KASIM 2018


 

Değerli Meslektaşlarım, Sevgili muhasebe camiası

15/16 Ekim 2016 tarihinde yapılan TURMOB genel kurulunda TURMOB un 3 yıllık çalışma ekiplerini oluşturduk. Yıllardan sonra TURMOB da da 3 ayrı gruptan oluşan bir genel merkez oluştu. Bu yapının sağlıklı yürümesi için gerekli olan tek şey demokrasi kültürüdür. O da bizim bulunduğumuz tarafta (Mesleken) küllen olduğu varsayılan bir değerdir.

Geçen iki yılda 3’lü yapının alışık olmadığı bu duruma uyumu çabasını gördük. Tarafların bu durumu avantaja dönüştürme çabalarını gördük. Mevcut yasal düzenleme geçerli olduğu sürece en az iki grupla yönetileceği teorik olarak ortadayken yapılabilecek en iyi şeyde bu durumu sorun haline getirmek değil çözüm unsuru haline getirmek. Kaldı ki bu dönemde 9 kişi içinde 5 kişi ile bir çoğunlukta mevcut.

Yani yapılmak istenen bir şey varsa yapacak irade ve güç mevcuttur. Hiç kimsenin bu bağlamda varsa eksikliklere çoklu yönetimin sebep olduğundan bahsetmemelidir.

Kaldı ki örgüt 2 yıldır vekaleten yönetilmektedir, vekilen yönetimlerden yaşamın her alanında şikayetçi olan bizler genel merkezimizin vekaleten yönetilmesine pek ses çıkarmıyoruz ve hukukçu vekil CEO ile süreci yürütüyoruz.

Mesleğin örgütsel düzeyde devamı ihtiyacını göremeyen meslek mensupları için bu anlattığım varoluşsal sorunların ve gelişmelerin hiç önemi yok gibi duruyor.

Nitelikli genel kurullar ve duyarlı üye taşımayı hedef gözetmeyen, örgüte hiç değmeden cebine seslenen mesajlar yayanlar yarınlarda örgütsel deformasyondan en çok muzdarip olanlar olacaklar.

Meslek örgütü çeperinde değişik adlarla meslek örgütü rayihalı dernekler kurup kendilerine koltuk ve pozisyon üretip masturbasyon yapanlar yarın ellerinde ki meslekten olduklarında ağlayacak duvar aramasınlar. Ama imha ettikleri mesleğin lanet ve gazabından kurutulamayacaklardır bu günden uyarıyoruz.

Mesleki süreç böyle de memleket farklı mı ?

Ülkenin yapısal ve netleşmiş tüm sorunlarını halı altına atarak saklamak çözüm zannedenler yanıldığını anladığında hepimiz yanıldığımızı anlayacağız ama tahribat büyük olacak.

Ekonomiyi yönetenler Zabıta ile enflasyon canavarı kovalıyorlar.

Ekonomik savaştayız dedikleri ülkelere yani düşmanlarına ihracat yapmakla övünüp nispeten düşen kurlarla atakları savdık diyenler, 460 milyar dolarlık dış borcun kısa vadeli 240 milyarlık bölümünü öderken göreceğiz atakların ne olduğunu.

YEP te ilan edilen enflasyon oranını 10 gün sonra yayınlayan TÜİK bürokratını görevden uzaklaştırarak,

Yerel yönetimlerdeki çürümüşlük ve kokuşmuşluğu gözler önüne seren Sayıştay bürokratını görevden uzaklaştırarak bunların yaratacağı sonuçları ortadan kaldıramayız.

Tüm bu toz duman içinde DENETİM olgusundan yola çıkıp Bağımsız Denetçiler Dernekleri adında mesleği yeniden örgütlemeye çalışanlar da küresel denetçilerin uşaklığını yaptıklarını görecekler.

Vakit bulamamaktan, ezberden söylemlerle durumu idare etmekten vazgeçmeyen, rutin olarak şikâyet eden sevgili meslektaşlarımız mesleğin yönetimine dâhil olmazlarsa bu günlerden iyi günler beklemiyor kendilerini.

Her zaman söylediğimiz şeyi bir kere daha tekrarlamak istiyorum.

“Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”.

Bu gün kazandığımız kadar bile kazanamayacağımız, çalışamayacağımız günler gelirse takvimi geri döndüremeyeceğiz. Bu günden yapacaklarımız yarınımız olacak.

 Kasım ayı geçici vergi dönemi olması yanı sıra yılın son etkinlik ayı da hepimiz için. Aralık ayı da defter tasdikleri, e-defter’e başlayacak mükellefler için son hazırlık ayı.

Bu yoğunlukta özellikle çıldırmaya ramak kalmış bir dünya ve ekonomi  içinde rutin peşinde koşmak süreci daha da zorlaştırıyor hepimiz için.

Yeni yıla doğru ilerlerken OHAL KHK’leri ile müjdelenen değişiklikler Maliye Bakanı’nın tüm vergi sistemine ilişkin fantezilerini kamuoyu ile paylaşması 2019 beklentilerimizi gerilimli bir hale getiriyor.

29 Ekim Cumhuriyet bayramını bu yılda ilimizdeki akademik odalarımızla birlikte kutladık. Böylesine geniş bir alana hitap eden ilk Cumhuriyet Resepsiyonu  içinde olmaktan ve mesleğimizi temsil etmekten gurur duyduk. Resepsiyonun teması ;

“Bir Devrim Çiçeği: Cumhuriyet !” idi.

Ve biz bu çiçeği sonsuza taşımak için çarpışacağız. 10 Kasım günü de bu çiçeği Anadolu topraklarına eken 20.yy ın büyük devrimcilerinden Mustafa Kemal Atatürk’ün anısı önünde saygıyla eğileceğiz.

Bir dönem 1. Cumhuriyet , 2.Cumhuriyet diye bir yaklaşım vardı görülen o ki bize gereken 1. Anadolu Devrimi , 2.Anadolu Devrimi şeklinde bir sıralama.

İnsanca yaşanacak ekonomik, sosyal, kültürel ortam, özgürlük ve demokrasi ihtiyacını hisseden her yurttaşımızın her alanda mesleki, siyasal, sosyal - bireysel sorumluluk alması gereken bir süreçten geçiyoruz. Yaşadığımız her alanda hissettiğimiz bu nefes darlığı  halinin aşılması hep birlikte vereceğimiz çaba ve demokrasinin varlığının  yalnızca sandıktan ibaret olmadığını fark etmekle olacak.

 

Umutla kalın.


 

 


Tarih: 12 Kasım 2018
(133 okunma)