NİSAN 2018

NİSAN 2018


Sevgili meslektaşlarım, değerli muhasebe ailesi

 

Mart ve Nisan ayı sıkıntılarını taşıyıp bitirmeyi umduğumuz bu ayların sonuna hemen Mayıs ta geçici verginin birinci dönemi yetişmektedir. Rutin beyan ve işlemlere ise takvim tutmaya gerek yok.

Çemberin içindeki “Hamster” misali bir mesaide bulunuyor olmamız elbette inciticidir.

Ne var ki bu mesaiyi yaratan mevcut kamu idaresi çözüm merkezi sayılmakta hatta meslek örgütümüz bu anlayışa yakın meslektaşlar tarafından yönetilirse bu meseleler çözülür denmektedir.

Şunu sormak bu durumda kaçınılmaz olmaktadır. Şu anda yaşadığımız ve özellikle adına angarya dediğimiz boğucu çalışma ortamını uzaydan gelenler mi yaptı. Son 14 yıldır bu ülkeyi yöneten maliye bakanları bizim bilmediğimiz bir yerden mi görev aldılar.

Geçmişte KDV beyannamesinde eklenecek saçma tabloyu önce yaratıp sonrada “bizim çocuklar” istedi durdurduk şekline getirmek ayıbını gördük.

Şimdi de Ankara ymm oda başkanlığının talihsiz açıklamasının üstüne odaları ayıralım, çoğaltalım kampanyasının alttan alta yürütüldüğünü görüyoruz.

Bu durumun müjdesini hükümet çevrelerinin çok önceden verdiğini de unutmuyoruz.

Bu ağır mesleki takvime çözüm arayışında mesleki anlamda birlikte mücadeleyi sonuna kadar savunacağız.

Ancak kim ki mücadelenin egemenlerin rahle-i tedrisinden geçerek amacına ulaşacağını söyler o vakit başka çare aramaya başlarız.

Ülkenin sonu görünmeyen bir karanlık çatışma ortamında mevzilenmesi gibi herkesin kendine göre konumlanma hakkı olan meselelerden yola çıkıp “egemenlere şirin görünelim, mesleki haklarımıza ulaşalım” söylemi kabul edilebilir değildir.

Meslek odalarının sınır ötesi çatışma tercihlerine ilişkin görüş bildirmelerine “ benim aidatımla orada oturanlar benim benimsemediğim konuda görüş bildiremez “ goygoyculuğu yapmanın da temeli yoktur.

Tüm odalarımız aynı zamanda seçimlerle oluşur burada sorulacak bir hesabı olan varsa demokrasi de genel kurullar bunun içindir hatırlatırız..

Yalnız ilginç ve dramatik bir dönemden geçiyoruz. 2 yıl önceki  Nisan ayı yazımızda TURMOB seçimlerini yazarken de HAİN ve TERÖRİST olarak anıldığımıza üzülüyoruz demişiz, geçen yıl referanduma denk gelmiş biz yine hain ve terörist olmuşuz .

 Bu yıl Nisan yazımızı yazarken de tek adam da ittifak edemediğimiz için Hain ve TERÖRİST olmuşuz.

Ülkenin kaynakları heba edilmesin Şeker Vatandır Satmayın demişiz, Döviz bozdurma kampanyaları yaptırıp dövizi ve spekülatörleri çıldırtmayın halkı soydurtmayın demişiz, ben yurtdışındayken faizleri yükseltmiş alçaklar deyip aklımızla oynamayın demişiz bu halka yalan söylemek suçtur demişiz .

Geçen yıllar da meslek örgütünü yönetenlerle ülkeyi yönetenlerin  bizi öteki ilan etmelerinin ortak noktası ise, bizim her yerde ve her zaman TEK ADAM isteğine karşı çıkmamız, demokrasiyi ve demokratik katılımı savunmamız olmuş. Bu gün de ;

“Rakip değil Meslektaş” yerine “Rakip Değil Yurttaş”

“Rekabet Değil Dayanışma” yerine “Rekabet Değil Ortak Mücadele” diyoruz.

Egemen olan iradenin söyledikleri dışında konuşan, farklı talepler seslendiren ve egemen iradenin yanlış yaptığını söyleyerek desteklerini çeken kişi ya da oluşumlara HAİN denmekte ve bu söylem rahatça paylaşılmaktadır.

Sevgili meslektaşlarım hali hazırda toplumumuzun tam da Hainler ve Yanımızda Olanlar şeklinde bölündüğü bir ortamda ülkeyi yönetenleri de uyarıyoruz ,

Seçim havasına akılımızı teslim edip daha sonra yurttaşlarımızın  yüzüne bakamayacağımız sözler ve propagandadan kaçınmalıyız.

Çünkü şunu biliyoruz ki yurttaş olarak ödeyeceğimiz bedeller siyasetimize, ilimize, dilimize, dinimize göre değişmeyecektir. “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz”.

 

Her şeye rağmen umutla ve mücadelede kalın.

Ne demiş şair “Yeter ki kararmasın sol memenin altındaki cevahir”.

 

Sevgilerimle.

 

 


Tarih: 13 Nisan 2018
(71 okunma)