KASIM 2016

BİR GENEL KURULUN ANATOMİSİ

 

Sevgili meslektaşlarım değerli muhasebe ailesi bu yıl ekim ayı TÜRMOB genel kurulumuzun ayı olacaktır. Dolayısıyla bu yazımızda 15/16 Ekim 2016 tarihinde 1628 delegenin katılımı ile Ankara da yapılacak genel kuruldan bahsedeceğiz. Umarım bir görüş üretmenize faydası olur.

 

ODA GENEL KURULLARI SONRASI DURUM

 

Bilindiği üzere 2016 yılı Mayıs ayında ülke genelinde odalarımızın genel kurullarını yaptık ve TÜRMOB delegelerini seçtik.

Yerel oda yöneticilerinin yanı sıra üst birlik kurullarını da bu ay oluşturacağız.

Ülkenin dört bir yanında tüm gruplar seçim çalışmaları yapıyor.

Şu anda TURMOB yönetiminde bulunan iki ana grup (Çağdaş Demokrat Grup ve Meslekte Birlik Grubu Dernekleri) dışında ve onların çizgilerini benimsemeyen gruplar yerellerde seçimlere girdi. Katılımcı, Bağımsız mali Müşavirler, Türkiye Mali Müşavirler, Değişim, Çözüm, Dayanışma, Dinamik, Öncü vb. adlar ile yerine yöresine göre isimler kullanıldı.

Sonuçta Çağdaş Demokrat Grup delegeleri ve Meslekte Birlik Delegeleri dışında kendini ifade eden grupların yöneticileri ve delegeleri oluştu.

 

Özet bir anlatımla oda kurulları bittiğinde

1-Mevcut yöneten blok adına delege seçilenler

2-Mevcut muhalefet grubu adına delege seçilenler

3-Mevcut grupların çevresinde olmadığını düşünerek aday olanlar ve onların seçilen delegeleri.

Şeklinde delege dağılımı oluştu.

 

Bu dağılımdan 3.seçenekteki delege ve yöneticilerin bir kısmı ilk 2 seçenekteki yapılara eklemlenerek aslında o yapılarla felsefi bir ayrımı olmadığını gösterdi.

 

Özellikle bu 3.yolda kalanlar için TÜRMOB genel kurulu nasıl olacak bir muamma idi.

İki ana akımın iki dönemdir birlikte gayet iyi anlaşarak TÜRMOB u yönettikleri görünüyordu ancak üye bu büyük koalisyonun yönetiminden memnun değildi ve artık başka bir şey istiyordu.

 

DEĞİŞİM ve YENİDEN YAPILANMA örgüt için   artık bir ihtiyaçtan öte yaşamsal bir zorunluluktu.

 

Oysaki 2 ana akımdan muzdarip delegeler bu listelerde dahi vardı ,fakat seçeneksizlik de vardı.

 

Ancak yine de aynı seçenekteki delege ve yöneticiler TÜRMOB da bir 3.Yol eğilimi ihtiyacını 2010 yılından bu yana seslendiren ve YMM aday sorunu nedeniyle 2 dönemdir Bağımsız Adaylarla Delege vicdanına seslenen Türkiye Katılımcı Muhasebeciler Hareketi içindeki iller ve diğer bu konumda felsefi ayrımda bulunan Başta İSTANBUL olmak üzere diğer illerden 3.Yol'cularla buluşarak TÜRMOB da 3.Yol için çalışmalara başladılar.

 

TÜRMOB da 3. yol için çalışan bu delegeler, sistemi başkanlar üzerine kurmaya da karşı çıkarak Delege Ağalığını da reddettiler. Ve ilk defa bu yıl Tüm ülke delegesine mesajlar verdiler. Yani Çağdaş Demokrat Grup ile Meslekte Birlik delegelerinden TÜRMOB da bir şeylerin iyi gitmediğini düşünenlere de seslendiler.

 

 

 

GENEL KURULA GİDERKEN TÜRMOB’ A TEMEL ELEŞTİRİLER

 

Genel Kurul’a giderken mevcut TÜRMOB yönetimine ilişkin tespit ve eleştirilere başlamadan önce “Ayinesi iştir kişinin laf a bakılmaz”  sözüyle TÜRMOB a hem eleştiri yapılması hem de koruyucu zırh olarak kullanılması ilginç bir ikilemdir.

 

Meselenin çözümü için Ziya paşanın enfes dizeleri şöyle tamamlanmalıdır:

ayinesi iştir, kişinin lafa bakılmaz
şahsın görünür rütbe - i aklı eserinde.

“Kişinin aklı, nitelikleri eserlerinden anlaşılır; ne kadar da kendini övse beyhudedir. “

 

Bu hususla ilgili bir de şöyle bir söz vardır:

Herkesin kendi payına düşen hisseleri alması gereken çok oturaklı deyişlerdir bunlar.

 

Bizler ise son 8 yıldır artan bir oktavla

 

“Sorunun bir parçasıysan çözümün parçası olamazsın” diyoruz.

 

TÜRMOB un aynı ellerle yönetildiği 26 yıllık macerasının bu gün geldiği noktaya bakalım.

 

1-YÖNETİMSEL ALIŞKANLIK

 

26 yıldır aynı isimlerin örgüt kahramanlığı mitosuyla yürüyen bir felsefe ile yakalanılan bir hastalık, Yönetimsel Alışkanlık.

 

Muğla SMMMO dergisi DENGE de Aralık 2015 tarihinde bakın nasıl anlatılmış.

“Kurumsal Yönetim ve Organizasyonlarda fayda sağlayıcıların memnuniyetsizliği yöneticilerin kafasını karıştırmakta, sonuçta da yöneticiler RİSK almak, SORUNLARIN çözümü için RADİKAL adımlar atmak, üstünlük kullanmak yerine ya popilist davranma yolunu seçmekte, ya da belli kişi ve GRUPLARI kollama, onların istek ve arzularına yönelik KÜÇÜK ama DEĞİŞİME dönük olmayan adımlar atmayı, SONUÇ İTİBARI İLE DE GEÇMİŞTEN BERİ GELEN UYGULAMA ALIŞKANLIKLARINI SÜRDÜRME EĞİLİMİNE GİRMEKTEDİRLER. Buna Yönetimsel Alışkanlık Hastalığı diyorum.”

“Yönetimsel bazda ufak tefek değişiklikler olsa da, kişiler değişiyor olsa da yönetim tarzı, yönetme şekli eğer devamlılık arz ediyorsa, yapılan ufak tefek değişiklikler, eğer ana sorunların çözümü konusunda bir etki yaratmıyorsa bu hangi Kurumsal Organizasyon olursa olsun orada ters giden ve zamanla daha da kangrenleşecek olan bir sorun vardır. Eğer buna bir isim koymak gerekirse bunun adı da KLANLAŞMA’ DIR.

Başka bir deyimle OLİGARŞİK yapılanmadır.

 

ALTERNATİFİ ise DEMOKRATİK yapılanmadır.”

 

Tespitleri için Muğlalı Meslektaşımız Akın ÖZDEMİR e teşekkür ediyoruz.

Bu tespitlerin yayınlandığı Muğla Odamızın bu süreçte nasıl davranacağını da hep birlikte izleyeceğiz.

 

Yüz binin üzerinde meslektaş gücü olan TÜRMOB’u kendilerine bir gelir kaynağı görerek yeni meslek yarattılar: “Meslek Örgütü Yöneticiliği”.

 

2-MESLEKİ MERKEZ OLAMAMA

 

TÜRMOB’un yönetimleri 3568 sayılı yasadan bu yana mesleğin merkezi olmayı başaramamıştır. Her dönemde meslektaşın kazanılmış hakları birer birer elinden alınırken sadece izlemiş, popülizm gereği sadece seçim zamanlarında hamasi nutuklarla oy toplama amacıyla muhalifi oynamıştır.

Ülkede meslek alanıyla ilgili mevzuat ve uygulama bilgilerini dağıtan ve özelliklede sosyal medyadaki kirinden arındıran bir REHBER merkez halini alamadı.

Bağımsız Denetim, mesleğin “Sarı öküzü” iken ilk SPK tarafından bu hakkın elinden alınmasına seyirci kalınmıştır. Hızla değişen teknoloji ve mevzuat değişikliklerinde “Dağın ardı” aydınlık gösterilerek “Denetim” ve “Bağımsız Denetim” kavramları tekrar ısıtılmış, aynı popülizm ile süreci yönetemeyerek bu hakları da KGK ya vermiştir. Anonim Şirketlerin denetimi ile ilgili Sanayi ve Ticaret Bakanlığı müfettişleri sessizce beklemektedirler. Avukatlar hala kendi defterlerini kendileri tutma hakkına sahiptirler.

Bütün bunlara ek olarak Haksız Rekabeti önleyememesi Meslekte tekelleşmenin önünü açmış meslektaşın eşitsiz koşullarda işini yapar hale getirmiştir. Meslek tekelleri mesleği yönetir hale gelmişlerdir.

 

3-MESLEKTAŞLARA DOKUNAMAMA

 

Meslek mensupları yasa çıktığından beri tahsilat sorunu, haksız rekabet, kayıt dışı ekonomi ve bunun getirdiği ağır sorumluluklar, idare ile yaşanan sorunlarla boğuşmaktan kafasını kaldıramamaktadır. TÜRMOB ise ancak odaların talep yazılarıyla Meslek mensuplarına sadece beyanname uzatımı ile ilgili bilgi vermektedir.

 

Meslektaşın akademik ve sosyal hayatına dokunamayan TÜRMOB meslekten ve meslektaştan uzaklaşmış, dar kadro siyasetiyle eşit kurumlar arasında yalnızlaşan bir grup oligarşinin dönüp dolaşıp birbirine iktidarı teslim ettikleri bir yapıya dönüşmüştür.

 

Mükerrer VUK 227 deki Denetim hakkını yaşama tutturulamazken müteselsil ve müşterek sorumluluk konusunda hiçbir adım atılmadı.

 

Engelli ve kadın meslek mensupları ile bağımlı çalışan meslek mensupları yok sayıldı.

 

Bir tarafta sırça köşklerine oturan yöneticiler ile bir tarafta bürosuna sabahın karanlığında girip akşamın karanlığında çıkan, hiçbir sorunu çözülmeyen meslek mensubu ordusu bulunmaktadır.

 

 

4-DEĞİŞİKLİKLERE TEPKİ VEREMEME REORGANİZE OLAMAMA

 

Mesleği etkileyen mesleki ve düzenleyici politikalara ilişkin yapılan, yasa, yönetmelik ve tebliğ gibi değişikliklerin büyük bir kısmını öngöremeyen TÜRMOB yönetimi anlaşılabilir ve tüm paydaşlarını kapsayan, tutarlı bir çalışma içerisinde olmamıştır.

 

Tüm idari kurumlar uygulamalarını TÜRMOB’ DAN bağımsız ve TÜRMOB’ rağmen yapmakta, TÜRMOB temsil edilmesi gereken kurumlarda (KGK) bile temsil edilememektedir. Maliye İdaresi tebliğsiz GİB üzerinden sürekli değişiklikler yapmakta TÜRMOB ise buna tepki vermek bir yana Meslek mensuplarının sesine kulak tıkamaktadır. Diğer kamu kurum ve kuruluşlarının benzer uygulamalarının benzer sonuçları devam etmektedir. Tüik ve Sosyal Güvenlik Kurumu uygulamaları ortadadır.

 

En kötüsü aylarca tartışılan taslaklara müdahale edilemeyip yayınlandıktan sonra sonu baştan belli KAHRAMANCILIK oynayarak mesleki kamuoyunu oyalamaktadır.

 

5-ÜLKE GÜNDEMİNE MÜDAHİL OLAMAMA

 

27 yıldır hem evirilen hem devrilen ülkenin ekonomik durum ve sorunlarına TÜRMOB olarak ne katkı sunulmuş ne çözüm üretilmiş ne de bir taraf olarak gösterilebilmiştir.

 

Memleket meseleleri ve mesleğin sorunları ayrı düşünülemez. Ülkenin ekonomik ve sosyal her alanında temsil, çözüm unsuru olarak yer alması gereken meslektaş/meslek örgütü bu konuda da sınıfta kalmıştır.Kaldı ki dağa taşa

“MESLEĞİN SORUNLARI ÜLKENİN SORUNLARINDAN AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ” yazmışız.

 

Son yıllarda yangın yerine dönmüş ülkemizde de aynı sınıfta kalmak devam etmekte maalesef bu durumu TÜRMOB iktidar sahipleri görememektedir.

 

Kamu denetiminden geçmeyeceği planlanan bir uygulama ile Varlık Fonu oluşturulmaktadır. Ülkenin ekonomik denetimini de kamu yararına meslek mensupları yapabilecek iken

TÜRMOB yine gündeme dair susmaktadır.

 

Ortalama 2,5 yılda bir çıkarılan aflarla kayıt dışı ekonomi özendirilmekte, TÜRMOB yine öngörülü bir misyon yürütmemekte söyleneni uygulatmaya devam etmektedir. Kayıt dışı ekonominin özendirilmesi mesleğin onur ve itibarını zedelemekte, TÜRMOB’ yönetenler ise yine sırça köşklerinde gündemden bihaber, meslektaşa üstten bakan tutum içerisinde olmuştur.

 

GENEL KURULA GİDERKEN ADAYLAR

 

Velhasıl genel kurula giderken iki ana akımın adaylarının yanı sıra önceki dönemlerde YMM aday bulamadığı için SMMM adaylı listesi divan da bizzat Yahya ARIKAN tarafından yetersiz bulunarak reddedilen Türkiye Katılımcı Muhasebeciler Hareketinin de desteklediği YMM Dr. Masum TÜRKER Türkiye Muhasebeciler Platformunun adayı olarak yarışa katılacak.

Türkiye Muhasebeciler Platformu Türkiye genelinde kendini Çağdaş ya da Meslekte Birlikçi olarak tanımlamayan Bağımsız Mali Müşavirler Grubu, Dayanışma, Katılımcı Demokratlar, Çözümcüler, Değişimciler, Dinamik çiler vb. tüm gruplardan rengini alan hesap emekçilerinin listesi olarak Çağdaş ve Meslekte Birlik delegasyonunda bulunan hesap emekçileriyle buluşmayı bekleyen bir yapıyla yarışmaya dâhil olmuştur.

Çağdaş Demokratların Adayı Akademik Disiplin olarak PAZARLAMA dan gelen Akademisyen meslektaş YMM Prof.Dr. Cemal YÜKSELEN

 

Meslekte Birlik Derneği Adayı eski gelirler kontrolörü yine kamudan gelen YMM. Eray MERCAN dır.

 

TÜRMOB da ki 5/4 egemenliğinin panzehiri olarak yıllardır bizlere sunulan SERBEST KÖKENLİ YMM çözümünden de vazgeçilmiştir.

 

Ancak unutulan bir şey vardı…

“TÜRMOB un ilk serbest kökenli YMM başkan adayı” olarak mücadeleye katılan Masum TÜRKER bir kere daha varım ve TÜRMOB yaşamını mesleğinden kazananlarca yönetilmelidir diye sesleniyordu.

 

Biliyoruz ki;”SORUNA SORUN DEMEYELİM “DİYENLER SORUNLARI ÇÖZEMEZLER

 

(“Sorunlara sorun demeyelim” diyenler TÜRMOB Başkanlar kurulları görüntülü arşivinde mevcuttur.)

 

 

Haydi, dostlar hep birlikte olalım başka bir Türmob bu defa çok yakın gibi duruyor.

 

DEĞİŞTİRMEK İÇİN DEĞİŞMEK GEREKİR.

 

Sevgiyle kalın.


Tarih: 10 Ekim 2016
(924 okunma)



BAŞKANDAN
Ertuğ ASLAN Hakkında
MAYIS 2019
NİSAN 2019
MART 2019
ŞUBAT 2019
OCAK 2019
ARALIK 2018
KASIM 2018
EKİM 2018
EYLÜL 2018
TEMMUZ 2018
HAZİRAN 2018
NİSAN 2018
MART 2018
ŞUBAT 2018
OCAK 2018
ARALIK 2017
KASIM 2017
EKİM 2017
EYLÜL 2017
AĞUSTOS 2017
TEMMUZ 2017
HAZİRAN 2017
MAYIS 2017
NİSAN 2017
MART 2017
ŞUBAT 2017
OCAK 2017
ARALIK 2016
KASIM 2016
EKİM 2016
EYLÜL 2016
AĞUSTOS 2016
HAZİRAN 2016
MAYIS 2016
NİSAN 2016
MART 2016
ŞUBAT 2016
OCAK 2016